Avrupa’da Rojava ile dayanışma eylemleri

Avrupa’da Rojava ile dayanışma eylemleri

Avrupa’da TC devletinin desteğiyle HTŞ çetelerinin Rojava’ya dönük başlatılan saldırılar protesto edildi.

21 Ocak 2026

İnnsbruck 

Rojava’ya yönelik saldırılar Avusturya’nın İnnsbruck şehrinde protesto edildi.

ADİF İnnsbruck’un da bileşeni olduğu ve Kürdistan İnformasyon komitesinin örgütlediği yürüyüş saat 18.00 de şehrin merkezi bir alanında kitlenin toplanmasıyla başladı. Açılış konuşmasının ardından sayğı duruşuyla devam edildi. Sürekli ”şehit namırın” sloğanı atılırken ATİK adına bir konuşma yapıldı. Yapılan konuşmada saldırılar kınanırken aynı zamanda emperyalistlerin orta-doğudaki hesapları ve hedefleri teşhir edildi.

Yürüyüşe geçen bine yakın kitle , attığı sloğanlarla İnsbruk sokaklarını inletiyordu. Kitle katliam ve saldırılara karşı öfkesini sloğanlarla dile getiriyordu.

Etkinlik merkezi bir alanda sloğanlar eşliğinde bir dahaki eyleme çağrı yapılarak sonlandırıldı.

Viyana

Avusturya’nın başkenti Viyana’da, 20 Ocak 2026 günü saat 18.00’de Schwedenplatz’da binlerce devrimci, demokrat kurum temsilcisi ve emekçi bir araya gelerek Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne yönelik saldırıları protesto etti.

Yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla Rojava’ya dönük saldırılara karşı güçlü bir dayanışma iradesi ortaya kondu. Schwedenplatz’ta toplanan kitlenin katılımının yoğun olması nedeniyle yürüyüşe geçilerek Stephansplatz’a gelindi ve burada mitinge dönüşen eylem sürdürüldü. Yürüyüş ve miting boyunca yapılan konuşmalar ve atılan sloganlarla Rojava’daki direniş selamlandı; Rojava’nın yalnız olmadığı ve direnişin her yerde büyütüleceği güçlü biçimde dile getirildi.

Mitingde; faşist Türkiye Cumhuriyeti (TC) devleti destekli HTŞ çetelerinin Alevilere, Dürzilere ve Kürt halkına yönelik gerçekleştirdiği katliamlar teşhir edildi. 6 Ocak’ta Halep’te Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı mahallelere dönük saldırıların ardından, emperyalist güçlerin ve bölge gerici devletlerinin onayıyla saldırıların Rojava’ya yöneldiği vurgulandı.

Bu saldırıların, halkların eşitlik ve özgürlük temelinde inşa ettiği demokratik kazanımları tasfiye etmeyi ve yeni bir soykırım sürecini hedeflediği ifade edildi. Bugün Rojava’yı savunmak, yalnızca bir halkın değil, ilerici insanlığın ortak kazanımlarını savunmaktır.

Faşizme, emperyalizme ve gericiliğe karşı sessiz kalmıyoruz. Halkların eşit, özgür ve onurlu yaşam iradesine yönelen bu saldırılara karşı bulunduğumuz her yerde Rojava ile dayanışmayı büyütüyor, direnişi yükseltiyoruz. Gerici saldırılara karşı rojavaya sahip ık direnişi büyüt!

Bijî Berxwedana Rojava! Bijî Serhildana Azadîyê ya Kurdistanê! Yaşasın Halkların Enternasyonal Mücadelesi!!!

Berlin

Protestolar, Nav-Berlin, Jinên Ciwan Berlin, Kongra-Star Berlin, Cênî – Kurdisches Frauenbüro für Frieden e.V., Destdan Kadın Meclisi, WDR Berlin, GK Berlin, KON-MED, Ciwanên Berlin, Berlin Genç Kadın Komünü, YUNA ve Ezîdî Kadın Meclisi’nin çağrısı ve örgütleyiciliğiyle gerçekleştirildi.

Eylemlerin ilki 19.01.2026 tarihinde Berlin Bundeskanzleramt önünde, ikincisi ise 20.01.2026 tarihinde Berlin Brandenburger Tor Meydanı’nda düzenlendi. 19 Ocak’ta saat 16.00’da Bundeskanzleramt önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, ünlü Brandenburg Kapısı’na doğru yürüyüşe geçti. Rojava’ya yönelik saldırıların yoğunlaştığı 20 Ocak günü ise eylemciler saat 17.00’de Brandenburger Tor Meydanı’nda buluşarak Alexanderplatz’a doğru yürüdü.

Eylemlerde, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkına yönelik saldırılar hep bir ağızdan atılan sloganlarla protesto edildi. Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların, Türkiye devletinin hava ve kara desteğiyle (egitip yetiştirdiği Milli Suriye Ordusu eliyle) Kürt halkına ve bölge halklarına karşı yürüttüğü saldırılar sert bir dille kınandı.

Aynı zamanda ABD ve Avrupa devletlerinin bölgesel çıkarları uğruna bu saldırılar karşısında sessiz kalmaları ve Kürtleri yalnız başına bırakmaları teşhir edilerek, Kürt halkına sırtlarını dönen  bu tutumları açık biçimde mahkum edildi. IŞİD`e karşı  binlerce şehit veren kürt halkının ve dostlarının mücadeleleri bir kez daha hatırlatılarak Rojova halkına karşı olan sorumlulukları kendilerine haykırıldı.

Yapılan konuşmalarda, Rojava genelinde Kürtlere yönelik saldırılar karşısında kendilerini “Kürtlerin dostu” olarak sunan birçok devletin, çıkarları gereği üç maymunu oynadığı ve Kürt halkını bir kez daha yalnızlığa terk ettiği ifade edildi. Uluslararası kamuoyunun sessizliğine de dikkat çekilerek, gerçekleştirilen saldırıların yalnızca Kürt halkını değil, Rojava’da inşa edilen demokratik, özgürlükçü ve halkların birlikte yaşamını esas alan sistemi hedef aldığı vurgulandı.

Konuşmalarda ayrıca Türkiye devletinin bu saldırılardaki merkezi rolü bir kez daha teşhir edildi. Türk devletinin Kürt düşmanlığına dayalı politikalarının yalnızca ülke sınırları içinde değil, sınır ötesinde de sistematik bir biçimde sürdürüldüğü ifade edildi.

Türkiye’de gündeme getirilen “Barış ve Demokratik Toplum” söyleminin bir aldatmaca ve zaman kazanma taktiği olduğu, bunun Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlere yönelik devam eden saldırılarla açıkça ortaya çıktığı dile getirildi.

Her iki protesto eylemi de olaysız şekilde sona ererken, eylemciler saldırılar durdurulana kadar Rojava halkıyla dayanışma içinde olunacağını ve mücadelenin sokakta ve her alanda sürdürüleceğini kamuoyuna ilan etti.

Strasbourg

Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin (DKM) çağrısıyla bir araya gelen kitle, DKM binası önünde toplanarak protesto eylemine başladı. Aralarında PARTİZAN’ın da bulunduğu kitle, yürüyüş için Place de la République meydanına doğru hareket etmek istedi.
Polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine kitle oturma eylemine geçti. Bir süre sonra barikatları aşmak isteyen kitle’ye polis biber gazı ile saldırdı.  Faşist Türk devleti ve HTŞ çetelerinin saldırılarına karşı tepkilerin sürdüğü belirtilirken, protesto eylemlerinin Strasbourg’da farklı biçimlerde halen devam edeceği bildirildi.